TR EN

Filiz Sarı / 2020-01-30

Ergenlik süreci, bireyin artık çocukluk döneminden çıktığı, yetişkinliğe doğru adım attığı ilk gelişimsel süreçtir. Bu dönem genellikle kızlarda 10-12 yaşında, erkeklerde 12-14 yaşından itibaren başlamaktadır. En çok yaşanan sorunlardan birisi, ebeveynlerle olan çatışmalardır. Çünkü artık çocukluk döneminden ayrılan birey, kendini tanımaya, sorgulamaya, kimliğini bulmaya çalışmaktadır. Bu dönemde bireyler, aileden biraz daha kopmakta ve daha çok arkadaşlarına yakınlaşmaktadır. Peki bu süreçte aileye düşen görevler nelerdir?

Ebeveyn olarak ergenlik dönemine giren çocuklarımızın büyümeye başladığını, kendi fikirlerinin ve dünyalarının oluştuğunu kabullenmekle işe başlamanız gerekir. Artık sizden bağımsızlığa hazırlanan ve bir birey olan çocuklarınızın yaşadığı bu döneme daha bilinçli ve anlayışlı yaklaşmanız gerekmektedir.

Kendi kimliğini kazanmaya çalışan çocuklarınızın çabasına saygı duymalı ve onları desteklemeniz gerekmektedir.

Bu dönemde kız çocukları annelerini, erkek çocukları babalarını model almaktadır. Bu nedenle onları eleştirmeden, yapmadıkları veya yaptıkları sorgularken, öncelikle nasıl bir örnek teşkil ettiğinizi iyi sorgulamanız gerekmektedir.

Normal bir konuşmada veya bir tartışma ortamında bile olsanız, çocuğunuzu her koşulda dinlemeye özen gösterin. Mümkün olduğunca tutarlı ve demokratik bir tutuma sahip olmaya çalışın. Onu anladığınızı ve dinlediğinizi mutlaka hissettirin. Yargılandığını, suçlandığını ve eleştirildiğini hisseden çocuğunuz sizinle bir şeyleri paylaşmaktan zamanla vazgeçecektir. Sizinle aynı görüşe sahip olmamasına makul ölçülerde saygı duymaya çalışın. Eğer onaylamadığınız davranışları varsa bunun neden olduğunu açıklayarak kendinizi ifade edin.

Arkadaşlarını eleştirmek, yargılamak yerine onları tanımaya çalışın. Hatta mümkünse ailelerini de tanıyın. Bu dönemde arkadaşları çok kıymetli olan çocuklarınız için,arkadaşlarını yargılamaktan ve eleştirmekten kaçının. Onaylamadığınız arkadaşları varsa, bunu çocuğunuza daha açıklayıcı, mantıksal sebeplere dayalı konuşmalar gerçekleştirin.

Sevginizi, ilginizi mümkün olduğunda ona hissettirin. Her durumda koşulsuz şartsız onu sevdiğinizi, önemsediğinizi bilmesi çok önemlidir. Yaptığı güzel işler için mutlaka onu takdir edin ve mümkün olduğunca başkalarıyla kıyaslamayın.

Bu dönem çok fazla problemli, çatışmalı ve sorunlu geçiyorsa mutlaka bir uzmandan destek alın.

Çocuklarınızı spor, sanat gibi faaliyetlere yöneltin.

Bu dönemde yalnız kalmaktan, odasına çekilmekten hoşlanan çocuğunuzu sürekli sorgulamaktan, onun için endişe ettiğinizi ona sürekli söylemekten kaçının.

Aile ile ilgili kararlarda çocuğunuza da mutlaka söz hakkı verin. Mesela evdeki internet ve televizyon gibi kullanımlar için belirlenecek olan kuralları beraber koymaya özen gösterin.